Evlilik Terapisti Gözünden “Küsme Tarzları”  – 3…  “Duvar örme ve Sessizlik Tutumu”

Bu yazıda küsme biçimlerinden “Duvar örme ve Sessizlik Tutumu” nu ele alıcaz. Duvar örme, adından da anlaşılacağı gibi set çekme, eşlerden birinin, diğerinin konuşma çabasına karşı iletişimi kesmesi ve kendini kapatması, göz kontağından kaçınması, konuşurken konu dışındaki herhangi bir şeye odaklanması, konuşma talebini red etmesi ya da odadan ayrılması şeklinde olur. Açık ve kesin bir “hayır” cevabı çözüme yönelik olmasa da  duvar örme olarak değerlendirilmez. Duvar örme de cevap yoktur ve sorun hep açık bırakılmıştır. Çünkü, sorun konuşulmamış ve bir çözüm ortaya konmamıştır.

 

 

Bu davranış, hem çatışma sırasında anlaşmayı engelleyen, hem de çatışma sonucunda çözüme yönelik davranışlara ket vuran olumsuz bir tutumdur. Sorunla yüzleşmek yerine, engelleme yapan kişi tamamen tepkisiz kalmak, obsesif davranışlar göstermek yada başka işler ile uğraşmak gibi kaçamak davranışlar gösterir. Duvar örme davranışı, dinlememe ve konuşmaya katılmama, konuşan kişiden bakışlarını kaçırarak başka bir şeye odaklanma veya hızla gözünü başka yöne çevirme olarak da tanımlanabilir.

İletişimi engelleyen biri ile konuşmaya çalışmak, kişiyi yorar ve bu süreç uzadıkça yıpratıcı bir hal alır. Taraflardan biri sorunu tanımlamaya çalışırken ve çatışmanın çözümünün nasıl sağlanacağı hakkında konuşmaya ya da çözüme ulaşmaya çabalarken, diğerinin konuşmayı yok sayması, tamamen bambaşka bir konuya odaklanması, kişiyi duygusal olarak yıpratır ve sorunun şiddetinin artırmasına sebep olur.

Eşlerden birinin iletişimi reddetmesi, John Gotmann tarafından mahşerin dördüncü atlısı olarak tanımlanır ve ona göre bu davranış, ayrılığa  götüren son aşamadır. Gottman’ın Mahşerin Dört Atlısı (eleştiri, savunma, aşağılama ve duvar örme/sessizlik)  olarak adlandırdığı, çiftleri birbirinden ayıran dört davranıştan biri olan duvar örme,  yalnızlık ve eşlerin birbirlerinde izole olma durumunu artırır ve bu uzaklaşma boşanmayı düşünür hale getirebilir.

 

 

Çift başvurularında danışanlarımda gördüğüm, duvar ören kişi çoğu zaman meseleyi tırmandırmamak için yapıyor bunu. Fakat karşı tarafın kızgınlığını daha da tırmandırıyor aslında. Birçok danışanım eşinin tartışma sırasında çok duyarsız göründüğünden yakınıyor ve “keşke bağırsa çağırsa da böyle kayıtsız durmasa” diyor. Kayıtsız görünen eş , sorun çıkmasın diye sustuğunu ifade ediyor ama beden dili bunu yansıtmadığı için başka bir sorun daha çıkıyor ortaya tartışılan konuya ek olarak. Öte yandan bazen duvar örme bir stratejik hareket olarak kullanılıp  eşin talep ettiği şeyi alabilmesini sağlasa da çatışmayı asla çözmüyor.

Bir diğer küsme biçimi de Sessizlik Tutumu (Silent Treatment) dur. Çatışmayı konuşarak ve paylaşarak çözmek yerine, sessizlik kalmayı tercih etmedir.

Sessiz kalma tutumunu daha çok sözlü veya fiziksel şiddet olan evliliklerde görmek mümkün. Bağırma ya da dayak yeme sonrası, sessiz bir direniş veya kaçınma olarak karşımıza çıkabilir. Sessizlik tutumu sergileyen kişi bunu, savunma amaçlı olarak ya da pasif bir direniş olarak kullanabiliyor. Fakat haksızlığa uğramışlık hissi kızgınlığı ve intikam duygusunu tetiklediği için iki taraf için de yıkıcılığı artırabiliyor.

Küsmenin herhangi bir çeşidinin yaşandığı evliliklerde küsme sebebiyle tansiyon yükselmiyor sa, işe yaradığı düşünüldüğünden bu davranış sürekli tekrar ediyor ve eşler artık evliliğe yatırım yapmayı bırakıyor.

Bazı insanlar  duygusal ifadeyi bir zayıflık işareti olarak görebiliyor, duyguların ifade edilmemesi anlaşılmayı engellediğinden hem sessizlik tutumunu artırıyor hem de stres seviyeleri daha yüksek oluyor. Olumsuz duyguları ifade etmek ve meseleler küçükken halletmek küsmeye panzehir olabilir.

Uzm. Psk. Hümeyra Ergül

İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümünden mezun olduktan sonra İstanbul Ticaret Üniversitesi Uygulamalı Psikoloji Yüksek Lisansından mezun olmuştur.

TÜM YAZILARI

Diğer Blog Yazıları