YORGUNLUK ile DİSSOSİYATİF KİMLİK BOZUKLUĞU İLİŞKİSİ
YORGUNLUK ile
DİSSOSİYATİF KİMLİK BOZUKLUĞU İLİŞKİSİ
Yorgunluk; birçok fiziksel hastalığa bağlı olabileceği gibi kişi, ruhsal bozukluk nedeniyle de yorgun hissedebilir. Örneğin ruhsal hastalıklardan biri olan depresyon, kişiyi eskiden yapmaktan zevk aldığı şeyleri yapamaz hale getirir. Kişi depresif duygudurum nedeniyle günün %80-90 nında kendini halsiz, yorgun hisseder.
Yorgunluğa neden olabilecek bozukluklardan bir diğeri de dissosiyatif kimlik bozukluğudur. Bazen alter kimliklerden bazılarının yaşlı ya da hasta olması, bazen de alter kimliklerin etkileşimlerinin yoğunluğu yorgunluğa neden olabilir.
Sana böyle bir sorun yaşayan danışanımın öyküsünü anlatmak isterim: Yardım almak amacıyla bana gelen Leyla: 45 yaşında, en önemli sorunu çok uzun zamandır kendini yorgun hissetmesi idi. Gündelik yaşamının çoğunu yatarak geçirdiğini ve kendini son derece halsiz hissettiğini, uzun zamandır bu hal sebebiyle evden çıkmadığını, giderek ilişkilerinin bozulduğunu, yalnızlaştığını ve bu durumu artık düzeltmek istediğini söyledi.
-”Bu yorgunluk hali ne zaman başladı?”
-“1 yıldır var”
-“Peki 1 yıl önce önemli bir yaşam olayı geçti mi başınızdan?”
Eşinden boşandığını ve çocuklarından da uzak olduğunu, bir de bir yakınını kaybettiğini söyledi. İlk bakışta yas, depresyon gibi görünen bu tablo, ilk seansta yaptığım rutin taramada iç konuşmanın varlığı ortaya çıkınca bana dissosiyatif kimlik bozukluğu olabileceğini düşündürdü. Görüşmemizin ilerleyen dakikalarında “switching” (kimlik değişimi) netleşmeye başlayınca yorgunluk hisseden kimliğin kim olduğunu sordum. Cevap gecikmedi,
-“Ben!” dedi.
-“Tanışabilir miyiz?”
-“Ben Leyla, sen kimsin?”
-“Ben hepinizin terapistiyim, bana kendinden bahseder misin? Seni buraya gelen, yardım isteyen ev sahibi Leyla’dan ayıran özelliğin nedir? “
-“Ben 85 yaşındayım. Hastayım, heryerim ağrıyor. Bir odada yalnız başıma yatıyorum. Kimseyi görmek istemiyorum. Misafir ağarlayacak halim de yok. Kimse kapımı çalmasın istiyorum. Saçım başım dağınık, üstümde eski bir gecelik var. Leyla biryere gitmek istediğinde O’na yorgun olduğumu söylüyorum ve yatıyoruz.”
Ev sahibi Leyla, içsesinin verdiği cevaplara hayret ederken ben bu kimliğin hangi travma sonrası oluştuğunu anlamak için sordum:
-“Peki sen ne zamandan beri Leyla’yı tanıyorsun?”
-“Çocukluğundan beri.”
-“Hangi olaydan sonra varoldun peki?” ,
-“Leyla çok küçüktü ve annesi sürekli yatardı. Fiziksel bir hastalığı yoktu ama kendini iyi hissetmediğini söylerdi. Leyla kendini yalnız hissediyordu. Sabahları kahvaltısını babası hazırlardı ve okula özensiz şekilde giderdi. Saçı, kıyafetlerinin özensizliği arkadaşları arasında bazen dalga konusu olurdu. Ben onu sakinleştirmek, arkadaşlık etmek için varoldum. Başlarda iyiydim ama zaman içinde çok yoruldum ve annesi gibi yataktan çıkamaz hale geldim. O yıllardan beri çok zorlandığı bir hadise yaşadığında ben varoluyorum ve Leyla’ya arkadaşlık ediyorum. Ama artık çok yaşlıyım ”dedi.
Leyla’nın çocukluk yıllarında ihmal edilmesi, anne-babası tarafından yeterince sevgi, ilgi görememesi nedeniyle yaşadığı yalnızlık hissi ve arkadaşları arasında alay konusu olma duygusuyla başedemediği için zihni bölünmüştü. Başlarda bu duyguyla başetmede işe yarayan alter kimlik, yıllar içinde işlevsiz ve sorunlu hale gelmişti. “Yaşlı Leyla” bedeni kontrol ettiği sırada kendini yorgun, halsiz, isteksiz hissediyordu.
8-10 seans sonrasında dissosiyatif kimlik bozukluğu tedavi edildi ve işlevselliği önemli ölçüde geri geldi. Her gün yürüyüş yapıyor. Uyku saatleri düzene girdi. Çocuklarıyla ve arkadaşlarıyla bozulan ilişkilerini onarma aşamasında.
(Bahsi geçen hikayedeki danışanımın kimlik bilgileri hasta mahremiyetini koruma amacıyla tamamen değiştirilmiştir.)

Uzm. Psk. Hümeyra Ergül
İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümünden mezun olduktan sonra İstanbul Ticaret Üniversitesi Uygulamalı Psikoloji Yüksek Lisansından mezun olmuştur.

Bir cevap yazın