Okulun Dışında, Akademik Başarıyı Etkileyen 6 Faktör
Akademik başarıya ilişkin yapılan araştırmalar arasında iki temel bakış açısı vardır. Bunlardan biri, Amerikalı ampirik araştırmacı James Samuel Coleman’ın 1970 ve 1980 yıllarında yaptığı çalışmalara dayanmakta olup, akademik başarıyı en çok okulun dışındaki faktörlerin etkilediğidir. Diğeri ise, Amerika’da 1990 yıllarında, “Her Öğrenci Öğrenebilir” mottosu ile yola çıkan akademisyenlere dayanmakta olup, birey okul dışında ne yaşamış olur ise olsun, etkili bir akademik programın bunları aşma potansiyeline sahip olduğudur. Yani, bir taraf akademik başarıyı okulun dışındaki faktörlerle açıklarken, diğer taraf bu başarıyı okulun yaptıkları ile açıklamaktadır. Günümüzde araştırmacıların vardığı sonuç ise, her iki bakış açısının da akademik başarıda rol oynadığıdır.
Okulun dışında, akademik başarıyı etkileyen faktörler arasında özellikle bu altı unsur önemlidir:
1 Ebeveynler: Araştırmalara göre, çocuklarını destekleyen ve gözeten ve çocuklarına ilişkin hedefleri olan ebeveynlerin çocukları akademik olarak daha başarılı oluyor. Örneğin, Metropolitan Life Insurance Company tarafından yapılan bir araştırmada derslerinde hep A ve B alan öğrencilere, başarılarını neyin etkilediği sorulduğunda, az kala tümü (%97’si) ebeveynlerinin onları okulda iyi olmalarına yönelik teşvik ettiklerini paylaşmıştır.

2. Ailenin Sosyo-Ekonomik Statüsü: Yapılan araştırmalara göre, ekonomik durumu daha iyi olan ailelerin çocukları, akademik olarak diğer çocuklara nazaran bir adım önde. Bunun belki en önemli nedeni de, sosyolog Anette Lareau’nun yaptığı çalışmalarda ortaya çıktığı gibi, sosyo-ekonomik statünün ebeveynliği etkilediği ile ilişkilidir. Öyle ki, Lareau’nun çalışmalarına göre, sosyo-ekonomik statüsü düşük olan ebeveynler, çocuklarını yetiştirmede “accomplishment of natural growth (akışına bırakarak büyütme)” yöntemini kullanır iken, sosyo-ekonomik statüsü yüksek olan ebeveynler “concerted cultivation (belirli bir düzene ve kurala göre büyütme)” yöntemini kullanmaktadır. Lareau bunun ortaya çıkardığı çok ilginç neticeleri, daha sonra Unequal Childhoods: Class, Race, and Family Life başlıklı kitabında paylaşmıştır.

3. Okul Öncesi Dönem: Her birey doğduğu andan itibaren öğrenmeye başlıyor. Ancak, okul, bu gelişim sürecine, genelde ana sınıfı yaşlarında giriyor. Bu da, okul öncesinde 4 ile 6 sene arasında okulsuz olan bir döneme tekabil ediyor. Araştırmalara göre bu sürecin nasıl değerlendirildiği bireyin akademik başarısında çok önemli rol oynuyor. Örneğin, bu süreci çok verimli geçiren bireylerin, ilerki hayatlarında dersten kalma veya sınıfta kalma olasılığı, daha az verimli geçiren bireylere nazaran düşük.

4. Fiziksel ve Ruhsal Sağlık: Akademik başarı için, fiziksel ve ruhsal sağlık da oldukça önemli çünkü sağlık olmadığı sürece rahatsızlıktan dolayı ders kaçırma, iyi dinleyememe, anlayamama, türünden birçok farklı zorluk ortaya çıkmakta olup, başarının önü kesilmketedir. Günümüzde, fiziksel ve ruhsal sağlığı etkilediklerinden, bu alana alkol ve uyuşturucu madde kullanımı da girmektedir. Aynı zamanda, uzmanlara göre, iyi fiziksel ve ruhsal sağlık sadece bireyin doğumu ile değil, doğumundan önce başlamaktadır.

5. Şiddet: Şiddet birçok farklı şekilde olabilir. Bazen birey birebir yaşar, bazen de başkalarının yaşamasına şahit olur. Bazen dövmeyi içerebilir bazen yakılmayı. Ancak, ne türden olursa olsun, şiddetin zihne ve duygulara çok ciddi etkileri olduğundan dolayı, bireyin şiddete ilişkin tarihçesi akademik başarısında oldukça önemlidir. Örneğin, bir çocuk öyle çok dayak yiyebilir ki, belki yetişkin yaşına hiç eremeyeceğini zanneder ve buna dayalı olarak da okula gitmek onun gözünde hiç bir önem ifade etmez. Yahut, başka bir birey çok küçük yaştan itibaren annesi ve babasının arasında şiddet içeren geçimsizliğe şahit olup, psikolojide zihin bölünmesi (Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu) dediğimiz bir durum geliştirebilir ve bu bölünmelerinden dolayı da derslerine gereken ilgiyi veremez. (İzleyebilirsiniz: Prof. Dr. Medaim Yanık – Dissosiyatif kimlik bozukluğu öğrencilerin eğitim hayatını nasıl etkiler? )

6.Okul Dışında Yapılan Akitiviteler: Okul her gün, her hafta olan bir durum olmadığından dolayı, araştırmalara göre okul dışında bireyin vaktini nasıl değerlendirdiği de akademik başarısında oldukça önemli rol oynuyor. Bu gerçeğe ilişkin belki en değerli kanıt, sosyolog Karl Alexander’in yaptığı araştırmadan gelmektedir. Bu arştırmada, 650 öğrenciyi, 1. Sınıftan 5. sınıfa kadar takip eden Alexander, okul dönemi boyunca sosyo-ekonomik statüsü düşük olan çocukların, Kaliforniya Başarı Testi’nde sosyo ekonomik düzeyi yüksek olan çocuklardan daha yüksek puanlar aldığını bulmuş, ancak bu tablonun yaz tatilinden döndüklerinde tamamen değiştiğini görmüştür. Örneğin, yaz tatilinden sonra, sosyo-ekonomik düzeyi yüksek olan çocukların okuma puanları 15 puan artar iken, sosyo-ekonomik düzeyi düşük olan çocukların puanları 4 puan düşmüştür. Peki, zeka düzeyleri düştüğünden mi? Tembelleştiklerinden mi? Hayır. Peki, neden? Yaz tatillerini nasıl değerlendirdiklerinden. Sosyo-ekonomik düzeyi yüksek olan çocuklar yaz tatili süresince arada bir hep okuma ve ders yapmaya yönelik teşvik edilir iken, sosyo-ekonomik düzeyi düşük olan aileler çocuklarını daha çok kendi kendilerine bırakmıştır.

Kaynaklar:
Gladwell, Malcolm. Outliers: The Story of Success. USA: Little Brown and Company, 2011.
Koppich, Julia E. 2017. “Out-of-School Influences and Academic Success – Background, Parental Influence, Family Economic Status, Preparing for School, Physical and Mental Health” Accessed from: goo.gl/Q2JIse
Lareau, Anette. Unequal Childhoods: Class, Race, and Family Life. London: University of California Press, 2003.

Uzm. Psk. Kadriye Slocum İnce
İstanbul Şehir Üniversitesi Psikoloji Bölümünden üniversite birincisi olarak mezun olmuştur. Yüksek lisansını İstanbul Üniversitesi, Uygulamalı Psikoloji Tezli Yüksek Lisans programında tamamlamıştır. Eğitim hayatına Klinik Psikoloji alanında Doktora programı ile devam etmektedir. Yeterlilik sınavlarını tamamlamış olup, tez aşamasındadır.

Bir cevap yazın