Evlilik ilişkilerindeki dinamik etkenlerden biri eşler arasında ne kadar mesafe olması meselesidir. Şöyle düşünün spektrumun bir ucunda her an, her yerde, her şeyde, iç içe olalım yaklaşımı düşünün. Bu model bir olsun. Bir başka uçta birbirimizi satın almadık zaman zaman beraber olalım düşünün. İki tane uç. Biri diyor ki hemen, her yerde, her an, her şeyde iç içe olalım. Mademki evlendik, ayrı, gayri yok, her şeyiyle beraberiz, her yerde, her zaman. Bir diğer tarafta da, kardeşim biz birbirimizi satın almadık ki, evlendik. Aramızda bir bağ var ama böyle kendimizin bireysel alanları oldukça fazla olsun. Aslında daha orta bir yerde de, tamam evlendik, aramızda özel bir bağ var, birbirimize bağlı kalalım, haberleşmede kalalım, ama kişisel alanlarımızda kalsın. Aslında iyi bir evlilik bu üç spektrumun herhangi bir yerinde olması da mümkündür. Yeter ki, iki eşin beklentisi benzer olsun. İkisi de aynı uçta ise, bu uçta veya diğer uçta ise, ikisi de bundan memnun ise, uyum sağlıyor ise, aslında pek bir sorun olduğu da söylenemez. Esas sorun eşlerden bir tanesin aşırı bir yakınlık beklentisinin olması, bir diğerinin ise oldukça bireysel bir alana, mesafeye sahip olma ihtiyacı ve arzusunun olması. Böyle durumlarda, eşler arasında bu yakınlık meselesinden dolayı çatışma başlayabilir. Bunu ilgi göstermeme, evliliğe yeterince bağlı olmama olarak algılayabilirler. Eşler yakınlık ihtiyaçları açısından kendilerinin ve eşinin durumunu anlamalı, anlamlandırmalı ve bu iki doğal ihtiyaç halini uzlaştırmak için ortak bir çözüm bulmaya çalışmalı.