Eş mi hasta, ilişki mi hasta?
Bu soru çok kıymetli çünkü eş terapisiyle, bireysel terapi arasındaki en önemli fark bu. Bireysel terapilerde bir kişi, bir sorunu var, bu hastalık olmasa bile bireysel danışmanlık alıyor. Ama eğer bir çift terapiste gelirse burada hasta kişiyi, hasta eş aranmaz, aralarındaki ilişkiye bakılır. Temel ilke budur. Eşler hasta değil, ilişki hasta ilkesi, çok önemli bir mesele. Bazen çiftler terapiye geldikleri zaman, aslında eşlerinin hasta olduğunu, bunu düzeltmesi gerektiğini düşünürler. Hocam eşimdeki şu sorunları düzeltseniz, evlilik düzelir gibi yaklaşıyorlar. Son derece tehlikeli bir yaklaşımdır. Terapistin bu hataya düşmemesi gerekir. Bizim için esas olan şey, ilişkiye çalışmaktır. Fakat, psikiyatrik rahatsızlıkları dikkate almamakta diğer uçtan problem olabilir. Biraz önce söylediğimin aslında tersi boyutta başka bir şey söylüyorum. Bu ikisinin, beraber düşünülmesi lazım. Örneğin eşlerde bariz bir depresyon, bariz bir obsesif kompulsif bozukluk dediğimiz temizlik hastalığı. Şöyle düşünün, bir eş nerdeyse tüm gününü evi temizlemeye ve düzenlemeye veriyor. Eşi dışardan geldiğinde kapının önünde elbiselerini değiştirmesini bekliyor. Nerdeyse bütün dikkatini eve vermiş eşini görmez gibi davranıyor. Eşi onun için temizlenecek bir nesne gibi. Böyle bir şey evlilik ilişkisini ağır derecede bozar. Veya dissosiyatif kimlik bozukluğu gibi ayrışmış, bölünmüş kimlikler eşe farklı tutumlar sergileyebilir, veya alkol bağımlılığı gibi, kumar bağımlılığı gibi meseleler, evliliği son derece olumsuz etkileyebilir. Veya eşlerden birinde veya ikisinde cinsel fonksiyon bozukluğu, örneğin vajinusmus, veya sertleşme problemi, erken boşalma olmuş olması çift ilişkisini derinden etkiler. O yüzden ilişkiye odaklanmak ile beraber eşlerin birinde veya ikisinde ilişkiyi de bariz şekilde etkileyebilecek bir ruhsal rahatsızlık olursa, bunun da planlamasını yapmak, tedavisi için bir yol bulmak gerekir ama yine bütün olup bitenleri bir hastalık üzerinden izah etme hatasına düşmemek gerekir.

Bir cevap yazın