Biyopsikososyal model ve Doğru Nefes Alıp Verebilme
Biyopsikososyal model ve Doğru Nefes Alıp Verebilme… Son yazımda, doğru nefesin ne olduğu, ve faydalarının neler olduğu üzerine değinmiştim. Bu yazımda ise, doğru nefes alıp verebilmenin önemini biyopsikososyal model üzerinden detaylandırmak istiyorum.
Biyopsikososyal model nedir?
Rahatsızlıkların nasıl ortaya çıktığını açıklayan bir modeldir. Hastalıkların vücudumuzdaki hücrelerde bir bozulmadan ya da hastalanmadan kaynaklandığını açıklayan “Hastalık Modeli” ya da “Biyomedikal model”e nazaran, “Biyopsikososyal model” beyin ve periferal organların bir kompleks olarak birleşmesi ve karşılıklı olarak ilişki içinde olmaları ve fiziksel uyarılara olduğu gibi sosyal değişikliklere de duyarlı oldukları temeline dayanır.
Bu modele göre, hem sağlık hali, hem de hastalık hali; sadece hücrelerdeki bir bozukluktan dolayı değil (biyolojik sebeplerden dolayı değil), hem biyolojik, hem psikolojik ve hem de sosyal değişkenlerin karmaşık etkileşimleri ile şekillenmekte ve hiçbiri diğerinden ayrılarak kategorize edilememektedir. Başka bir deyişle, hasta olmak sadece tıbbi bir olgu değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal boyutlar da içermektedir.
Biyolojik unsurlara örnekler bağışıklık sistemimiz, dokularımız ve organ sistemlerimiz olabilir. Psikolojik unsurlara örnekler kaygı düzeyimiz, durumları yorumlama tarzımız ve stres düzeyimiz olabilir. Sosyal unsurlara ise örnekler gelir düzeyimiz, içinde yaşadığımız aile ortamı ve kültürümüz olabilir. (Bknz. Grafik:1)

Grafik:1
Bu modelde doğru nefes alıp vermenin yeri
Doğru nefes alıp verdiğimiz her an vücudumuz sempatik sistem dediğimiz “Alarm” modundan, parasempatik sistem dediğimiz “Rahat” modumuza geçiş olur ve bununla beraber vücudumuzda hem organlar hem dokular düzeyinde, hem de salgılanan hormonlar düzeyinde birçok değişim olur. Bu açıdan biyopsikososyal modelde, doğru nefes alıp verme biyolojik açıyı doğrudan etkileme potansiyeline sahip bir beceridir.
Bu bağlamda, bir insan psikolojik veya sosyal açıdan oldukça zor bir süreçte olup ancak bunun için ya psikolojik destek alamamakta, ya da aldığı psikolojik destek yetersiz kalmakta veya yaşadığı ortam ve koşullar değişmemekte veya kontrolü dışında ise, o zaman burada biyopsikososyal modelde ortaya çıktığı gibi, doğru nefes alıp vermeyi öğrenerek, biyolojik açıdan kendisindeki psikolojik veya sosyal açılara ulaşabilir ve iyilik haline biraz daha yakınlaşabilir, çünkü hepsi grafikte de görüldüğü gibi hem iyilik halinde, hem rahatsızlık halinde birbirleri ile ilişkili, bağlantılı. (Bknz. Grafik:2)

Grafik:2
Bu açıdan doğru nefes alıp vermeyi öğrenmek, öğrenilmesi gerekilen önemli bir beceri gibi gözüküyor. 7 Şubat’ta bu konuda eğitim gerçekleştiriyor olacağım. İlgilenenler bu konuda açılan websayfamızı inceleyebilir…

Uzm. Psk. Kadriye Slocum İnce
İstanbul Şehir Üniversitesi Psikoloji Bölümünden üniversite birincisi olarak mezun olmuştur. Yüksek lisansını İstanbul Üniversitesi, Uygulamalı Psikoloji Tezli Yüksek Lisans programında tamamlamıştır. Eğitim hayatına Klinik Psikoloji alanında Doktora programı ile devam etmektedir. Yeterlilik sınavlarını tamamlamış olup, tez aşamasındadır.

Bir cevap yazın