Anne Baba Tutumları

Otoriter Anne Baba Tutumu

Bu ebeveyn tutumunda anne babanın çocuk üzerindeki kontrolu çok yüksektir. Otoriter anne-baba sevgisini ve ilgisini, çocukları onların istediği gibi davrandığı takdirde yani koşullu bir şekilde gösterir. Anne ve babalar genellikle çocuklarında istediği davranışları gelenekler ve kalıplaşmış kurallar üzerinde uygularlar.  Anne ve baba, kendilerini bir otorite temsilcisi olarak görmekte bu yüzden de, çocuklarından sorgusuz sualsiz itaat beklemektedir. Aslında çocuklarından onlara söylenen her şeyi sorgulamadan kabul etmesini beklemektedirler. Çocuğun davranışları hakkında katı ve esnek olmayan bir akış açısıyla, hata ve yanlış yapma hakkı tanınmadan muammele etmek söz konusu olur. Bu tür anne ve babalar çok yaygın olarak da eğitimde ceza veren ve çocuğu bu şekilde eğiteceğini düşünen kişilerden oluşur. Otoriter aile ortamının etkisiyle çocuklar genellikle; çekingen, içe dönük, fikirlerini ifade etmekte zorlanan bireyler olabilirler. Ayrıca duygularını pasifize eden, başkalarının manupülasyonuna oldukça açık,  hassas bir kişilik yapısına sahip olma ihtimalleri oldukça yüksektir.

Bu tutuma sahip anne ve babaların yaptığı bir diğer yanlışta, eleştirinin dozunu ayarlayamamaktır. Bu durumda çocukta aşağılık duygusu oluşabilir ve hayatı boyunca arkada onu eleştiren bir sesin varlığı ile özgüveni düşük, hassasiyeti yüksek bireyler oluşabilir. Oteriter tutum ile baskı ve sert bir yaklaşımla karşlşan çocuk arkadaşlarıyla, büyüdüğü zaman kendi ailesiyle de iletişiminde bu olumsuz tutumları sergiler. Son olarak, bu tutumla yetişen çocuklarda otorite ortadan kalktığında ya da otoritenin değerini yitirdiği zaman da asi, güçsüzler karşısında saldırgan, kavgacı kişilere dönüşebilir. Çocuk öfkesini kontrol edemeyerek hem kendisine hemde çevresine zarar verir hale gelebilir.

Aşırı İzin verici Anne Baba Tutumu

Bazı anne babalar çocuklarına onlara zarar verecek kadar sınırsız özgürlük hakkı tanırlar. Çocuklarının davranışlarını kontrol etmezler ve bazen de ihmale varacak kadar çocuğu serbest bırakırlar. Çocuklar her zaman doğru kararlar veremeyebilir, çocuklarını karar alırken de kendilerine danışması gerektiği kuralını öğretmezler. Hatta koşulsuz şartsız çocuğun her dediği her istediği her söylediği kabul görür. Bu tutumla yetişen çocuklar hareketlerini kontrol edemez ve davranışlarında başkalarının alanına girebilirler.  Bu tutumla yetişen çocuklar, sınır kavramıyla karşılaşmadıkları için diğer insanların hissettikleriyle, düşünceleriyle pek fazla ilgilenmezler ve bencil kişilik özelliklerine sahip olurlar. Tüm bu nedenlerden dolayı toplumsal ilişkilerde sıkıntı yaşayıp,  uyarıldıklarında ya da sınırlar konulup ve kurallar ile karşılaştıklarında olumsuz bir takım tepkiler vermekte ve bazende hayal kırıklığı ile karşılaşmaktalar.

Bu tutuma sahip anne babaların çocukları yemek yeme, beslenme tercihleri, yatma saatleri, televizyon ve bilgisyardan film vs. izleme ve oyun oynama, dışarı çıkma ve eve geliş saatleri gibi konularda sonsuz bir özgürlüğe sahip olduklarını düşünebilirler. Aynı zamanda, bu çocuklar başarı kazanması için gereken iç disipline, sabır, azim, kararlılık üçlüsüne sahip olmadıkları için derslerinde ve yaptıkları işlerde bir yere kadar başarılı olabilirler. Başarısızlık karşısında kabullenmeyip, hem kendilerini hemde aileyi yoran bir sürecin içine girebilirler.  Bu tutumla yetişen çocukların, birçok konuda yaş grubuna uygun davranamadıkları,  dürtü ve isteklerini kontrol edemedikleri, farklı nesne veya olguya bağımlı olmaları söz konusudur.

 

İhmalkâr Tutum/ İlgisiz ve Kayıtsız Anne Baba Tutumu

Bu tutuma sahip anne babalar, çocuklarını aşırı derecede ihmal ederler ve onların ilgi ve gereksinimlerine karşı kayıtsız davranırlar. Çocuğa karşı bu tutumu gösteren anne ve baba çocuğun yalnızlık hissetmesine ve insanlara olan güven duygusunun küçük yaştan sarsılmasına yol açmaktadırlar. Bu ebeveynler çocuklarının davranışlarnı denetlemekten, gözlemlemekten kaçınırlar bazen çocukların davranışlarına sınırlama getirdiğimiz gerekebilir, çocuk neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilemeyebilir, fakat bu tutuma sahip ebeveynler çocuklarına sınırlama koymaz, yeterince ilgi, sevgi ve özveriyi de göstermezler. Adeta çocuğun hayatında yok hükmünde olan bu ebeveyn tarzı çocukları yalnızlığa süreklediği gibi, yanlış arkadaş çevresine veya hatalı tutum ve davranışları sergilemesine neden olur.

İlgisiz tutuma sahip anne babaların çocukları genellikle; ilgi ve sevgi görmek için dikkat çekmek, ilgiyi üstünde toplamak ister, bunu yapıcam derken kendine ve etrafına zarar verebilir. Çocuk yalnız bırakıldığı için, insanlarla ilişki kuramamasından dolayı, iletişim becerileri ve insan ilişkilerinde sıkıntı yaşanabilir. Sözlü iletişim yetersizliğinden dolayı çocukta dil gelişim problemleri, konuşma bozuklukları ortaya çıkabilir. Kendine olan güveninde azalma meydana gelerek çocuğun sahip olduğu potansiyelini ortaya çıkarma konusunda sıkıntı yaşanabilir.

Aşırı Koruyucu Anne Baba Tutumu

Aşırı koruyucu tutumda,  anne babalar çocuğa aşırı derecede koruyan, kontrol eden  tutumlara sahiptirler. Ebeveynler çocuklarına gereğinden fazla ilgi gösterirler, o kadar ki çocuk anne ve babanın kendisini ilgiye boğan tavırlarından hiç hoşlanmazlar. Bazen de uzun yıllar çocuk sahibi olamayan anne babalar çocukları olunca aşırı korucu tutum sergilemektedirler. Ya da tek erkek çocuk, tek kız çocuk ya da ilk torun gibi etmenler anne babaların çocuğa olan tutumlarını aşırı bir biçimde koruyuculuğa sürükleyebiliyor. Çocuğa adeta ‘kıymetlimiz’  gözüyle bakan bu tutum çocuğun her dediğini yaptırması, her istediğinin alınmasına neden olabiliyor. Böyle yetişen çocuklar tatminsiz ve mutsuz halde yaşamlarını sürdürüyorlar.  Ve belki de en önemlisi anne babalar herşeyi karşıladıkları için çocuklarının kendilerinden farklı bireyler olduğunu ve bağımsızlıklarını kazanmaları gerektiğini unutuyorlar.

Özellikle bazı anneler, çocuğa iyilik yaptığını düşünüp, hatalı davranışlarla çocuklarının ileri hayatına zarar verebiliyorlar. Örneğin, çocuk yemek yiyebiliyor kendi başına, fakat anne ısrarla çocuğa yemek yedirmeye devam ediyor, elindeki poşet veya çantasını taşıyabiliyorken elinden alıp taşımaya çalışıyor olabilir. Bazı ebeveynlerde çocukları, düşünce eyvah diye koşup çocuğu yerden kaldırıp ne oldu sana, nasıl oldu gibi sorularla durumu abarttıp ajite hale getirebiliyor. Oysaki çocuk orada düştükten sonra kalkmaya çalışsa çabalasa, ağlasa da, ağlayarak ayağa kalkmaya çalışsa çocuklarınızın bağımsızlığını kazanması için çok iyi bir tutum olur.

Koruyucu tutumla büyüyen çocuk yaşıtlarıyla ve yetişkinlerle kurdukları ilişkilerinde mutsuz olan, hep başkalarının fikrine ya da korumasına muhtaç olabilirler. Bu durum çocukların başka birilerine bağımlı olarak yaşayan bireyler olmalarına ve bu nedenle de girişimcilikten uzak olmalarına neden olabilir.

Dengesiz Anne Baba Tutumu

Anne babanın tutumu aşırı anlayış, hoşgörü ve aşırı cezalandırma arasında dengesiz bir şekilde çocuğa sergilenmektedir. Çocuk anne ve babasının hangi davranışdan rahatsız olacağını bu durumun ne gibi sonuçları olacağını kestiremez. Dolayısıyla, çocuk iyi ve kötü davranışın ne olduğuna tam olarak vakıf olamaz. Bu dengesiz tutum, anne ve babanın farklı zamanlarda farklı tutumlar sergilemesi şeklinde olabileceği gibi anne ve babanın birbirlerinden farklı disiplin anlayışlarını benimsemeleri, farklı dilde konuşup, ortak bir noktada birleşememeleri şeklinde de olabilir. Anne davranışı kimi zaman normal karşılarken kimi zaman baba cezalandıran kişi olabilir. Bu durumda çocuk hangi davranışın ya da neyin doğru neyin hatalı olduğunu anlayamamaktadır. Dengesiz tutumla karşılaşmış çocuklar kendi içlerinde git geller yaşayarak, çatışmalara sahip olurlar, aileleriyle ilişkilerinde dengesiz davranışların ön plana çıkmasına, ahlaki ve karar verme sistemlerinin oluşmasında zorluk yaşayarak, dengesiz kişil özelliklerine sahip olabilirler.

Demokratik Anne Baba Tutumu

Demokratik tutuma sahip anne babalar çocuklarını her konuda destekler onlara güvendiklerini hissettirirler ama bunun yanında hayatın düzenini sağlayacak sınırlar koyarak ve onların hareketlerini kontrol ederler.  Bu tutuma sahip anne babaların çocukları iletişime daha açıktır, fikirlerini açıkça ifade ederler. Demokratik anne-babalar, çocuklarından yaşına uygun davranışları beklerler ve aynı zamanda gerekli olduğunda kurallara uymasını isterler. Bu tutumu sergileyen anne babalar çocuklarına karşı sevgi dolu ve ilgilidirler, aynı zamanda sabırlı ve duyarlı bir şekilde çocuklarını dinlerler. Çocuklarının sormuş oldukları sorulara bilgileri dahilinde cevap verirler.

Çocukların ilgi beceri ve yeteneklerine uygun kurslar, etkinliklere katılmaları için teşfik edip, çaba sarfederler. Bu tür ailelerde çocuk yetiştirirken çocuğun hakları önemsenir, anne ve baba kuralları ve sınırları açıkça ifade eder. Çocuğunda kendini ifade etmesine fırsat verilir. Anne ve baba tarafından teşvik edildiğini gördükçe çocuğun o işi başarma isteği artacak ve kendine olan güveni başarma duygusuyla yükselecektir. Anne ve babalar bu tutumda çocuklara yol gösteren rehberlerdir. Anne ve babalar çocuğa yol göstermesi gerekir fakat alacağı kararlar konusunda çocuğun kendi iradesine saygı duyarak alternatif sunup serbest bırakılır. Bu tutumla yetişen çocuklar,  sosyal anlamda uyumlu, kendini rahatça ifade eden çocuklar olur. İnsanlarla kolay iletişime girebilen, insani değerleri olan, empati gücü yüksek, özgüven sahibi olma ihtimali daha fazla olan çocukların anne ve babaların tutumu olarak söyleyebiliriz.

Sonuç olarak;

Yukarıdaki anne baba tutumlarından çocuğunuza karşı uyguluyor olabilirsiniz, bu durumda belirtilen problemleri yaşama riskiniz yüksek. Böyle bir durumda konunun uzmanına danışıp doğru tutum ve davranışın kazanılmasında destek talep edebilirsiniz…

Anne Baba Tutumları

Otoriter Anne Baba Tutumu

Bu ebeveyn tutumunda anne babanın çocuk üzerindeki kontrolu çok yüksektir. Otoriter anne-baba sevgisini ve ilgisini, çocukları onların istediği gibi davrandığı takdirde yani koşullu bir şekilde gösterir. Anne ve babalar genellikle çocuklarında istediği davranışları gelenekler ve kalıplaşmış kurallar üzerinde uygularlar.  Anne ve baba, kendilerini bir otorite temsilcisi olarak görmekte bu yüzden de, çocuklarından sorgusuz sualsiz itaat beklemektedir. Aslında çocuklarından onlara söylenen her şeyi sorgulamadan kabul etmesini beklemektedirler. Çocuğun davranışları hakkında katı ve esnek olmayan bir akış açısıyla, hata ve yanlış yapma hakkı tanınmadan muammele etmek söz konusu olur. Bu tür anne ve babalar çok yaygın olarak da eğitimde ceza veren ve çocuğu bu şekilde eğiteceğini düşünen kişilerden oluşur. Otoriter aile ortamının etkisiyle çocuklar genellikle; çekingen, içe dönük, fikirlerini ifade etmekte zorlanan bireyler olabilirler. Ayrıca duygularını pasifize eden, başkalarının manupülasyonuna oldukça açık,  hassas bir kişilik yapısına sahip olma ihtimalleri oldukça yüksektir.

Baskıyla birlikte oluşan olumsuz tutum

Bu tutuma sahip anne ve babaların yaptığı bir diğer yanlışta, eleştirinin dozunu ayarlayamamaktır. Bu durumda çocukta aşağılık duygusu oluşabilir ve hayatı boyunca arkada onu eleştiren bir sesin varlığı ile özgüveni düşük, hassasiyeti yüksek bireyler oluşabilir. Oteriter tutum ile baskı ve sert bir yaklaşımla karşılaşan çocuk arkadaşlarıyla, büyüdüğü zaman kendi ailesiyle de iletişiminde bu olumsuz tutumları sergiler. Son olarak, bu tutumla yetişen çocuklarda otorite ortadan kalktığında ya da otoritenin değerini yitirdiği zaman da asi, güçsüzler karşısında saldırgan kişilere dönüşebilir. Çocuk öfkesini kontrol edemeyerek hem kendisine hemde çevresine zarar verir hale gelebilir.

Aşırı İzin verici Anne Baba Tutumu

Bazı anne babalar çocuklarına onlara zarar verecek kadar sınırsız özgürlük hakkı tanırlar. Çocuklarının davranışlarını kontrol etmezler ve bazen de ihmale varacak kadar çocuğu serbest bırakırlar. Çocuklar her zaman doğru kararlar veremeyebilir, çocuklarını karar alırken de kendilerine danışması gerektiği kuralını öğretmezler. Hatta koşulsuz şartsız çocuğun her dediği her istediği her söylediği kabul görür. Bu tutumla yetişen çocuklar hareketlerini kontrol edemez ve davranışlarında başkalarının alanına girebilirler.  Bu tutumla yetişen çocuklar, sınır kavramıyla karşılaşmadıkları için diğer insanların hissettikleriyle, düşünceleriyle pek fazla ilgilenmezler,bencil kişilik özelliklerine sahip olurlar. Tüm bu nedenlerden dolayı toplumsal ilişkilerde sıkıntı yaşayıp,  sınırlarla ve kurallar ile karşılaştıklarında olumsuz bir takım tepkiler vermektedirler.

Bu tutuma sahip anne babaların çocukları yemek yeme, beslenme tercihleri, yatma saatleri, oyun oynama, dışarı çıkma ve eve geliş saatleri gibi konularda sınırsız  bir özgürlüğe sahip olduklarını düşünebilirler. Aynı zamanda, bu çocuklar başarı kazanması için gereken iç disipline, sabır, azim, kararlılık üçlüsüne sahip olmadıkları görülür. Bu nedenle derslerinde ve yaptıkları işlerde istedikleri kadar başarılı olamayabilirler. Başarısızlık karşısında kabullenmeyip, hem kendilerini hemde aileyi yoran bir sürecin içine girebilirler.  Bu tutumla yetişen çocukların, birçok konuda yaş grubuna uygun davranamadıkları,  dürtü ve isteklerini kontrol edemedikleri, farklı nesne veya olguya bağımlı olmaları söz konusudur.

 

İhmalkâr Tutum/ İlgisiz ve Kayıtsız Anne Baba Tutumu

Bu tutuma sahip anne babalar, çocuklarını aşırı derecede ihmal ederler ve onların ilgi ve gereksinimlerine karşı kayıtsız davranırlar. Çocuğa karşı bu tutumu gösteren ebeveynler çocuğun yalnızlık hissetmesine ve insanlara olan güven duygusunun küçük yaştan sarsılmasına yol açmaktadırlar. Bu ebeveynler çocuklarının davranışlarını denetlemekten, gözlemlemekten kaçınırlar. Bazen de çocukların davranışlarına sınırlama getirmek gerekebilir, çocuk neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilemeyebilir. Fakat bu tutuma sahip ebeveynler çocuklarına sınırlama koymaz, yeterince ilgi, sevgi ve özveriyi de göstermezler. Adeta çocuğun hayatında yok hükmünde olan bu ebeveyn tarzı, çocukları yalnızlığa süreklediği gibi, yanlış arkadaş çevresine, hatalı tutum ve davranışları sergilemesine neden olur.

İlgisiz tutuma sahip ebeveynlerin çocukları genellikle; ilgi ve sevgi görmek için dikkat çekmek, ilgiyi üstünde toplamak ister, bunu yapıcam derken kendine ve etrafına zarar verebilir. Çocuk yalnız bırakıldığı için, insanlarla ilişki kuramamasından dolayı, iletişim becerileri ve insan ilişkilerinde sıkıntı yaşanabilir. Sözlü iletişim yetersizliğinden dolayı çocukta dil gelişim problemleri, konuşma bozuklukları ortaya çıkabilir. Kendine olan güveninde azalma meydana gelerek çocuğun sahip olduğu potansiyelini ortaya çıkarma konusunda sıkıntı yaşanabilir.

Aşırı Koruyucu Anne Baba Tutumu

Aşırı koruyucu tutumda,  anne babalar çocuğa aşırı derecede koruyan, kontrol eden  tutumlara sahiptirler. Ebeveynler çocuklarına gereğinden fazla ilgi gösterirler, çocuk anne ve babanın kendisini ilgiye boğan tavırlarından bunalıcak hale gelebilirler. Bazen de uzun yıllar çocuk sahibi olamayan anne babalar çocukları olunca aşırı korucu tutum sergilemektedirler. Ya da tek erkek çocuk, tek kız çocuk ya da ilk torun gibi etmenler anne babaların çocuğa olan tutumlarını aşırı bir biçimde koruyuculuğa sürükleyebiliyor. Çocuğa adeta ‘kıymetlimiz’  gözüyle bakan bu tutum çocuğun her dediğini yaptırması, her istediğinin alınmasına neden olabiliyor. Böyle yetişen çocuklar tatminsiz ve mutsuz halde yaşamlarını sürdürüyorlar.  Ve belki de en önemlisi anne babalar herşeyi karşıladıkları için çocuklarının kendilerinden farklı bireyler olduğunu ve bağımsızlıklarını kazanmaları gerektiğini unutuyorlar.

Özellikle bazı anneler, çocuğa iyilik yaptığını düşünüp, hatalı davranışlarla çocuklarının ileri hayatına zarar verebiliyorlar. Örneğin, kendi başına çocuk yemek yiyebiliyor, fakat anne ısrarla çocuğa yemek yedirmeye devam ediyor olabilir. Elindeki poşet veya çantasını taşıyabiliyorken elinden alıp taşımaya çalışıyor olabilir. Bazı ebeveynlerde çocukları, düşünce eyvah diye koşup çocuğu yerden kaldırıp ne oldu sana, nasıl oldu gibi sorularla durumu abartıp ajite hale getirebiliyor. Oysaki çocuk orada düştükten sonra kalkmaya çalışsa çabalasa, ağlasa da, ağlayarak ayağa kalkmaya çalışsa da çocuklarınızın bağımsızlığını kazanması için çok daha sağlıklı tutum olur.

Sonuç Olarak;

Koruyucu tutumla büyüyen çocuk yaşıtlarıyla ve yetişkinlerle kurdukları ilişkilerinde mutsuz olan, hep başkalarının fikrine ya da korumasına muhtaç olabilirler. Bu durum çocukların başka birilerine bağımlı olarak yaşayan bireyler olmalarına ve bu nedenle de girişimcilikten uzak olmalarına neden olabilir.

Dengesiz Anne Baba Tutumu

Anne babanın tutumu aşırı anlayış, hoşgörü ve aşırı cezalandırma arasında dengesiz bir şekilde çocuğa sergilenmektedir. Çocuk anne ve babasının hangi davranışdan rahatsız olacağını bu durumun ne gibi sonuçları olacağını kestiremez. Dolayısıyla, çocuk iyi ve kötü davranışın ne olduğuna tam olarak vakıf olamaz. Bu dengesiz tutum, anne ve babanın farklı zamanlarda farklı tutumlar sergilemesi şeklinde olabilir. Ayrıca anne ve babanın birbirlerinden farklı disiplin anlayışlarını benimsemeleri, farklı dilde konuşup, ortak bir noktada birleşememeleri şeklinde de olabilir. Anne davranışı kimi zaman normal karşılarken kimi zaman baba cezalandıran kişi olabilir. Bu durumda çocuk hangi davranışın ya da neyin doğru neyin hatalı olduğunu anlayamamaktadır. Dengesiz tutumla karşılaşmış çocuklar kendi içlerinde git geller yaşayabilirler. Bu çocukların aileleriyle ilişkilerinde dengesiz davranışların ön plana çıkmasıyla, ahlaki sistemlerinin oluşmasında sıkıntı yaşanabilir.

Demokratik Anne Baba Tutumu

Demokratik tutuma sahip anne babalar çocuklarını her konuda destekler onlara güvendiklerini hissettirirler ama bunun yanında hayatın düzenini sağlayacak sınırlar koyarak ve onların hareketlerini kontrol ederler.  Bu tutuma sahip anne babaların çocukları iletişime daha açıktır, fikirlerini açıkça ifade ederler. Demokratik anne-babalar, çocuklarından yaşına uygun davranışları beklerler ve aynı zamanda gerekli olduğunda kurallara uymasını isterler. Bu tutumu sergileyen anne babalar çocuklarına karşı sevgi dolu ve ilgilidirler, aynı zamanda sabırlı ve duyarlı bir şekilde çocuklarını dinlerler. Çocuklarının sormuş oldukları sorulara bilgileri dahilinde cevap verirler.

Çocukların ilgi beceri ve yeteneklerine uygun kurslar, etkinliklere katılmaları için teşfik edip, çaba sarfederler. Bu tür ailelerde çocuk yetiştirirken çocuğun hakları önemsenir, anne ve baba kuralları ve sınırları açıkça ifade eder. Çocuğunda kendini ifade etmesine fırsat verilir. Anne ve baba tarafından teşvik edildiğini gördükçe çocuğun o işi başarma isteği artacak ve kendine olan güveni başarma duygusuyla yükselecektir. Anne ve babalar bu tutumda çocuklara yol gösteren rehberlerdir. Anne ve babalar çocuğa yol göstermesi gerekir fakat alacağı kararlar konusunda çocuğun kendi iradesine saygı duyarak alternatif sunup serbest bırakılır. Bu tutumla yetişen çocuklar,  sosyal anlamda uyumlu, kendini rahatça ifade eden çocuklar olur. İnsanlarla kolay iletişime girebilen, insani değerleri olan, empati gücü yüksek, özgüven sahibi olma ihtimali daha fazla olan çocukların anne ve babaların tutumu olarak söyleyebiliriz.

Sonuç Olarak;

Yukarıdaki anne baba tutumlarından çocuğunuza karşı uyguluyor olabilirsiniz, bu durumda belirtilen problemleri yaşama riskiniz yüksek. Böyle bir durumda konunun uzmanına danışıp doğru tutum ve davranışın kazanılmasında destek talep edebilirsiniz…

Psk. Taliye Akyıldız

İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümünü burslu okumuş, yüksek onur öğrencisi olarak mezun olmuştur. Hasan Kalyoncu Üniversitesi Klinik Psikoloji tezli yüksek lisans programına devam etmektedir, tez aşamasındadır.

Diğer Blog Yazıları