İsteyene aşk acısından kurtulmak için 9 Öneri
…
İsteyene aşk acısından kurtulmak için 9 Öneri… Aşk; uygun zamanda, doğru kişiye ve karşılıklı olduğunda başımıza gelebilecek en güzel şey. Bu tür bir aşk insana hayır getirir, mutlu mesut eder, psikolojik olarak kişiyi büyütür. Ama aşk uygun olmayan bir kişiye veya kavuşmanın imkânsız/maliyetli olduğu bir şekilde gelirse, kişiye büyük acılar, derin çıkmazlar hatta gündelik hayatta rezaletler getirebilir.Uygunsuz ve imkânsız bir aşkın içine girmişseniz ve bu halden çıkmak istiyorsanız, işiniz zor ama çıkış yolu mümkün. Bu kişilere 9 önerim var. Bunlar:
1- Aşkı bitirme kararı almak:Aşk duygular üzerinden yaşanıyor. Aşk da bir bilme şekli olmasına rağmen, aşk döneminde rasyonel akıl büyük oranda devre dışı kalır. Aşk halinden çıkma kararı almak, her şeyi çözmese bile, beyne format atarak ilk adım olarak işe yarayabilir.

2- Güvercin Gerdanlığı kitabını okumak:İbn Hazm’ın Endülüs’te yaşanan gerçek aşk öykülerini anlatan kitabını okumak, aşk hakkında bilgi ve farkındalık sağlayabilir. Bu kitabı okumanın iki fonksiyonu var. Birincisi aşkın doğasını anlamaya yardımcı olur. Çünkü kitapta aşkın insanı yücelten hem de bedbaht eden yönleri eş zamanlı anlatılmış. İkincisi ise benzer derde duçar olanın sadece kendisi değil, başkalarının da olduğunu anlamayı sağlar.

3- Âşık olan kişiden fiziksel olarak uzaklaşmak:Fiziksel yakınlık aşkın oluşumunda önemle etkenlerden biri. Fiziksel uzaklık ise aşk halini azaltıyor. “Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur” boşuna denmemiş.

4- Aşkın bitiminin bir süreç olduğunu bilmek:Aşk hali aniden kaybolan bir hal değil, aksine yavaş yavaş azalan bir şeydir. Aşka aniden girilebilir ama aniden çıkılmaz. Aşk ancak bir “Yas süreci” yaşanarak, yavaş yavaş azalır.

5- Yaşadığınız aşkla ilgili zihinsel bir hikâye yazabilmek: Yaşadığımız şeyleri çerçeveleme biçimimiz, hikâyeye dönüştürme şeklimiz, duygu ve davranışlarımızı etkiler. Yaşadığımız şeyden yıkıcı bir hikâye yazmak yerine, içinden çıkışı olan olumlu bir hikâye yazmak olup bitenle baş etmemizi kolaylaştırabilir.

6- Âşık olunan kişi ve yaşantılarla ilgili zihinsel uğraşıları bir kenara bırakmak: İnsan zihni yoğun duygular yaşadığı meseleyi tekrar tekrar ele alma eğilimindedir. Olağanüstü ama çözülmemiş/tamamlanmamış bir mesele zihinde dönüp durar. Halbuki bir meseleyi üç kez düşündüğümüzde çoğu zaman dördüncüde yeni bir şey kalmaz.

7- İşine dönüp mesleki uğraşılara dalmak: Zihin eş zamanlı bir meseleye odaklanma eğilimindedir. Aşk haline düştüğümüzde tüm düşünce ve duygularımız aşk üzerine yoğunlaşır. Oturup aşkla ilgili meseleleri 1001 kere düşünmek yerine, mesleki uğraşılara geri dönüp, zihin odağımızı değiştirmek işe yarayabilir.

8- Fiziksel aktivitelerde bulunmak: Aşk hali bizi durup düşünmeye zorlar. Karşı strateji ise hareket olmalıdır. Durup düşünme eğilimine karşı, bedeni yoran faaliyetlerde bulunmak, halimizin değişimine katkıda bulunabilir. Fiziksel aktivite beyinde endorfin dediğimiz maddeyi arttırmak yoluyla da zihinsel rahatlamamıza katkı sağlar.

9- Ayrılma birleşme paterninden uzak durmak: Çıkmaz bir aşkın içine düşüpte hallerine dermen bulamayan kişiler, bir araya gelip ayrılıp, yeniden bir araya gelip yeniden ayrılma kısır döngüsüne düşebilirler. Bu bir araya gelip ayrılmalar onlarca kez yaşanabilir. Bu hale “Ayrılma birleşme paterni” denir. Bu hal alkol ve sigarayı tekrar tekrar bırakıp tekrar tekrar başlayan kişilerin hallerine benzer.

Daha fazla bilgi için Prof. Dr. Medaim Yanık’ın köşe yazılarını okuyabilirsiniz…

Prof. Dr. Medaim Yanık Kliniği
Kliniğimizde Prof. Dr. Medaim Yanık önderliğinde uzman psikologlarımızla psikiyatri, bireysel ve çift terapisi alanlarında hizmet vermekteyiz.

Bir cevap yazın