Doğum Sonrası Depresyonu ile Nasıl Baş Edilir?
Doğum Sonrası Depresyonu ile Nasıl Baş Edilir?… Üniversite 1. sınıfta Psikolojiye Giriş kitabında terfi, evlilik, doğum gibi pozitif durumların da stres yaratabileceğini okuduğumda çok şaşırdığımı hatırlıyorum. O zamana, kadar böyle istenen keyifli durumların sadece neşe kaynağı olacağını düşünürken bu bilgi beni duraksatmıştı. Halbuki yaşamda değişim gerektiren birçok durum “Psikolojik Dengemizi” sarsar…bazısı hafifçe sallarken bazısı alt üst eder.
İstenerek planlansa da hamilelik ve sonrasında doğum, annenin bedeninde ve ruhsal durumunda bir sıra değişiklik getirir. Bir yandan beklenen bebeğe kavuşma, heyecan, mutluluk bir yandan ise korkular, nedensiz gelen üzüntü bulutları, ağlamalar…Uykusuz geceler ve yorgunlukla birleşen endişe ve üzüntü durumu uzun süre devam eder ve hayat kalitesini düşürürse doğum sonrası depresyon için dikkat etmek gerekebilir.

Doğum sonrası birçok annede ortaya çıkan doğum hüznü, çoğunlukla kendiliğinden geçerken doğum sonrası depresyon bir ruhsal hastalıktır. Bu durum henüz başlamadan ya da yerleşmeden yeni anneler neler yapabilir?
- Mümkün Oldukça Dinlenmek
‘Bebek uyurken sen de uyu’ bunu pek çok kez duyduğunuza eminim. Bazen “Bu hiç mümkün değil, bebek uyurken YAPMAM gerekenler var” diye düşünebilir bunu erteleyebilir ya da “Aşırı Fedakarlık” elbisenizi giyip gücünüzün son damlasına kadar direnebilirsiniz. Dönem dönem bu iyi hissettirse de aslında tam da uçak anonslarında olduğu gibi ÖNCE MASKEYİ KENDİNİZE SONRA ÇOCUĞUNUZA TAKIN diyorum. Evin işi, ütüler, yapılacak yemek sizin ruh ve beden sağlığınızdan önemli değil. Hamilelik, doğum ve sonrasındaki süreçte eksilen gücünüzün yerine konması ve aslında kendinize ve bebeğinize daha huzurlu vakit ayırmak için mümkün olduğunca uyku ve dinlenme düzeni yaratmalıyız.
- Sevdiğin Aktiviteleri Hatırlayıp Tekrar Yapmak
Ara ara vuran hüzün dalgası kıyıda keyifli, pozitif biri varsa git gide azalır. Oysa kıyıda çökkün, hiç birşey yapmak için adım atmayan birileri varsa şiddetlenir ve artar. Yapılan birçok çalışma depresif hissettiğimizde eskiden hoşumuza giden şeyleri tekrar yapmanın hüznü, olumsuz duyguyu azalttığını ve zamanla tekrardan neşeyi getirdiğini gösteriyor. Bu hüzün dalgasının azalması için zor da olsa oturduğumuz yerden kalkıp, daha önce severek yaptığımız şeyleri hayatımıza katmamız,bunun için gerekirse çevremizden destek almamız gerekiyor. İlk dönemler geçince, kısa süreler için evden çıkmak, bir arkadaşla çay içmek, biraz yürümek bile ihtiyacımız olan olumlu hissi geri getirebilir.
- Destek İstemek
Yukarıdaki maddeleri yaparken oldukça önemli bir adım ise eşimizden, ailemizden ve arkadaşlarımızdan bu dönemde mümkün oldukça destek almaktır. Ancak bu desteği almak için önce buna ihtiyacımız olduğunu fark etmek ve bunu çevremizden istememiz gerekir. Bu dönemde çevremizdekilerden uzaklaşmak isteyip onlara karşı öfkeli ve alıngan olabiliriz. Oysa ki çevremizdekilerin desteğine, ilgisine en çok ihtiyaç duyduğumuz dönemlerden birindeyizdir. Yanında iyi hissettiğimiz kişileri daha sık görmek, duygularımızı onlarla paylaşmak bu dönemi daha rahat geçirmemize yardımcı olacaktır.

- Uzman Desteğine Başvurmak
Tüm bu adımları atmakta zorlanıyor, ve çoğunlukla yapamıyorsanız ruh halinizdeki olumsuz değişimler artabilir ve gitgide daha sıkıntılı hissedebilirsiniz. Doğal bir süreç olan doğum hüznü yerleşmeye başlıyor, hayat kalitenizi düşürüyorsa bu konuda güveneceğiniz bir uzmana danışmalısınız.
BABALARA Öneriler
- Eşinizin yeterince uyuduğuna ve iyi beslendiğine dikkat edin.
- Eşinize yeni doğan bebeğiniz konusunda mümkün oldukça destek olun. Çoğu zaman babalar, eşleri emzirdiğinde onlara ihtiyaç olmadığını düşünebilir ancak o süreçte de eşinin desteğini hissetmek anneye çok iyi gelecektir. Eşinize bir şeye ihtiyacı olup olmadığını sorabilir, su ya da yastık getirerek onun yanında olduğunuzu gösterebilirsiniz.
- Doğum sonrasında eşinizin enerjisi ve tahamülü azalmış olabilir, ev işlerinde ve varsa diğer çocukların bakımı konusunda mutlaka ona destek olun.
- Cinsellik konusunda ısrarcı olmayın ve bu süreçte sabırlı olun, eşinizin hazır olmasını bekleyin.

Doç. Dr. Ceren Acartürk
2001 yılında Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümünden mezun oldum. Klinik Psikoloji yüksek lisans derecemi 2004 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi`nde aldım.

Bir cevap yazın