DKB Tanısı için Kullanılabilecek Özbildirim Ölçekleri… Son yazımda DKB tanısı için kullanılabilecek ölçeklere giriş yapmış ve dissosiyasyonun patolojik türevlerini ölçen,

  1. Görüşme Çizelgeleri
  2. Klinisyen Tarafından Uygulanan Ölçekler
  3. Klinisyen/Ebeveyn Tarafından Uygulanan Ölçekler
  4. Öz bildirim Ölçekleri

olmak üzere, 4 kategori ölçekten ilk 3’ünü detaylandırmıştım. Bu yazımda da, özbildirim ölçeklerini detaylandırıyor olacağım. Buna dayalı olarak, DKB tanısında kullanılabilecek öz bildirim ölçekleri 9 tanedir. Bunlar:

1. Dissosiyatif Yaşantılar Ölçeği (Dissociative Experiences Scale – DES): Eve Bernstein ve Frank W. Putnam tarafından 1986 yılında geliştirilen ölçek, başlangıçta da bahsettiğim gibi, 1986 yılında Shirley Sanders tarafından geliştirilen Perceptual Alterations Scale (PAS) ile beraber, dissosiyasyonu ölçen ilk ölçekler arasındadır. Bir tanı ölçeği değil, tarama aracıdır ve buna dayalı olarak, ortaya çıkardığı sonuç kişide dissosiyatif bozukluk olup olmadığına ilişkin daha yakından bir değerlendirme gerekip, gerekmediğini ortaya çıkarmaktadır. Bu sonuca varmak için ölçeğin kriteri, kişinin ölçekte bulunan 28 soruya verdiği yanıtlarının toplamının ortalamasının 30 puandan fazla olmasıdır. Kişi her soruya 0% ila 100% arasında puan verebilmekte ve yanıt verirken, alkol ya da ilaç etkisi altında meydana gelen yaşantıları değerlendirmeye katmamalıdır. DES dissosiyasyon üzerine yapılan yüzlerce çalışmada kullanılmış ve 1996 yılında yapılan meta-analiz çalışmasında mükemmel güvenirliği ve iyi düzeyde ayırt edici geçerliği olduğu saptanmıştır (Van Ijzendoorn & Schuengel, 1996)1. Türkçe’ye Prof. Dr. Vedat Şar, İlhan Yargıç ve Dr. Hamdi Tutkun tarafından, 1993 yılında uyarlanmıştır.

 

 

2. Perceptual Alterations Scale (PAS): Türkçe’de Algısal Değişimler Ölçeği olarak tanımlayabileceğimiz bu ölçek, 1986 yılında, Shirley Sanders tarafından geliştirilmiştir ve dissosiyasyonu ölçmek üzere geliştirilen ilk ölçekler arasındadır. Aynı senede, Bernstein ve Putnam tarafından Dissosiyatif Yaşantılar Ölçeği yayımlanmıştır. Başlangıçta, dissosiyatif olarak tanımlanan halleri değerlendirmede geçerlik gösteren ölçek, güvenirlilik için ek çalışmalar gerektiği sonucuna varmış ve bu sonuca dayalı olarak yıllar üzerinde revize edilmiştir. 1991 yılında, Nadon et al. PAS’ın revize edilmiş versiyonunu ve DES’i University of Wisconsin’da okuyun 475 lisans öğrencisine, ön tarama ve grup hipnoz tarama, olmak üzere iki aşamada uygulamış ve sonuçları karşılaştırmıştır. Sonuçlara göre, DES ve PAS arasında, her iki aşamada da yüksek korelasyon vardır (ön tarama r: .83, hipnoz r.: .82)[1]. Ölçek henüz Türkçe’ye uyarlanmamıştır.

 

3. Questionnaire of Experiences of Dissociation (QED): Türkçe’de Dissosiyatif Yaşantılar Soru Çizelgesi olarak tanımlayabileceğimiz bu ölçek, C. Riley tarafından, 1988 yılında geliştirilmiştir. DES ve PAS gibi, dissosiyasyonu ölçmek üzere geliştirilen ilk ölçekler arasında değerlendirilebilir, çünkü zamanında, Riley makalesinde şu ifadelerde bulunmuştur: “Bernstein ve Putnam’ın 1986 yılında, Journal of Nervous & Mental Disease’da dissosiyasyon üzerine yazdıkları ve yayımladıkları makale dışında, dissosiyasyonu ele alan ve ölçen standardize bir ölçek henüz geliştirilmemiştir”[2]. 26 tane sorudan oluşan ölçek, DES ve SDQ-20 gibi, dissosiyasyonu ölçen tek bir toplam skor ortaya çıkarmaktadır. Ancak, bu ölçeklerin soruları ikincil kişi formatında ve Likert skalası tipinde yanıt imkânı sunmakta iken, QED’nin soruları birincil kişi formatında ve yanıtlar “doğru” veya “yanlış” olmak üzere dikotom ölçek formatındadır. Araştırmalarda iyi geçerlik ve güvenirlilik gösteren ölçek, dissosiyasyon çalışmalarında kullanılabilmekte, ancak, Türkçe versiyonu bulunmamaktadır.

 

4. Dissosiyasyon Ölçeği (Dissociation Questionnaire – DIS-Q): Joseph Vanderlinden et al. tarafından, 1993 yılında geliştirilen ölçek, DES gibi, bir tanı koyma ölçeği değil, tarama aracıdır. Ölçek, dört temel dissosiyatif hali ele alan 63 sorudan oluşmaktadır. Bunla kimlik bocalaması/fragmentasyon (identity confusion/fragmentation) hali için 25 soru, kontrol kaybı (loss of control) hali için 18 soru, amnezi (amnesia) hali için 14 soru ve emilim (absorption) için 6 soru şeklindedir. Kişiden istenilen, her soruyu okuması ve kendine uygunluk derecesini 1 ila 5 arasında puanlandırmasıdır. 1 puanı “benim durumuma hiç uymuyor”a tekabül ederken, 5 puanı “benim durumuma tam olarak uyuyor”a tekabül etmektedir. 2, 3, ve 4 puanları ise sırasıyla, “benim durumuma biraz uyuyor”, “benim durumuma orta derecede uyuyor” ve “benim durumuma çok uyuyor” şeklindedir. DES’te olduğu gibi, sorularda anlatılan durum sadece alkol, ilaç ya da uyuşturucu madde etkisi ile meydana geldiyse, o durum kişi tarafından dikkate alınmamalıdır. Ölçek, 1995 yılında, Prof. Dr. Vedat Şar tarafından Türkçe’ye uyarlanmıştır.

 

DKB Tanısı için Kullanılabilecek Özbildirim Ölçekleri

 

5. Somatoform Dissosiyasyon Ölçeği (Somatoform Dissociation Questionnaire – SDQ-20): Ellert R.S. Nijenhuis tarafından 1996 yılında geliştirilen ölçek 20 sorudan oluşmaktadır. Buna dayalı olarak da, kısaltılmış ismi SDQ-20 olarak bilinmektedir. Bu sorular hem negatif (anestezi, analjezi ve motor inhibisyonu) hem de pozitif (lokal ağrı, tat alma duyusunda değişim ve koku tercihleri/tiksinmeleri) semptomlarını değerlendirmekte ve kişi her soruya 1 ila 5 arasında puan verebilmektedir. Burada, 1 “Hayır”, 2 “Biraz”, 3 “Orta Derecede”, 4 “Çok” ve 5 de “Tam” demektir. Kişinin alabileceği en düşük skor 20 iken, en yüksek skor da 100 dür. Ölçek, 1996 yılında, Prof. Dr. Vedat Şar tarafından Türkçe’ye uyarlanmıştır.

 

6. Adölesan Dissosiyatif Yaşantılar Ölçeği (Adolescent Dissociative Experiences Scale – A-DES): Judith Armstrong, Frank W. Putnam, Eve Bernstein Carlson tarafından 1997 yılında geliştirilen ölçek, 11 ila 18 yaş arasındaki kişiler için uygun olup, tanı koyma ölçeği değil, adölesanlarda patolojik dissosiyasyon olasılığını tarama amaçlı kullanılabilmektedir. Bunu saptamak için dissosiyasyonun dört temel açısını ele almaktadır. Bunlar, dissosiyatif amnezi (dissociative amnesia), emilim ve hayali dahiliyet (absorption and imaginative involevment), pasif dahiliyet (passive involvement) ve depersonalizasyon ve derealizasyondur (depersonalization and derealization). Ölçek 30 sorudan oluşmakta ve kişi her soruya 0 (hiçbir zaman) ila 10 (her zaman) arasında puan verebilmektedir. Toplam skor, tüm sorulara verilen yanıtların toplamını 30’a bölerek ortaya çıkmakta ve buna dayalı olarak toplam skor 0 ila 10 arasında olabilmektedir. Araştırmalara göre, dissosiyasyonu olan adölesanlar, A-DES’ten ayrı olarak tanısı konmuş, A-DES’nde, dissosiyasyonu olamayan adölesanlara göre çok daha yüksek skorlar almıştır (Putnam, 1997). Farklı araştırmalar ise, A-DES’nin adölesanlarda patolojik dissosiyasyon olasılığını saptamada güvenli ve geçerli bir ölçek olduğunu saptamıştır. Ölçek, 2002 yılında, Dr. S.Salih Zoroğlu, Prof. Dr. Vedat Şar, Dr. Ümran Tüzün, Dr. Hamdi Tutkun ve Dr. Haluk A. Savaş tarafından Türkçe’ye uyarlanmıştır.

 

7. Multidimensional Inventory of Dissociation (MID): Türkçe’de Çok Boyutlu Dissosiyasyon Envanteri olarak tanımlayabileceğimiz bu ölçek, Paul F. Dell tarafından, 2006 yılında geliştirilmiştir. Zamanında, dissosiyasyonu ölçmek üzere altı güvenirliliği ve geçerliği olan ölçek, bir düzeyde zaten kullanılmaktadır. Bunların ikisi, bahsetmişmiş olduğum DDIS ve SCID-D isimli yapılaştırılmış görüşmeler iken, dördü de bahsetmiş olduğum, DES, QED, DIS-Q ve SDQ-20 isimli tarama amaçlı öz bildirim ölçekleridir. Ancak, Dell’in izah ettiği gibi, bunlar dissosiyasyonu etkili bir şekilde ya tarayabilmekte ya da tanısını koyabilmekte iken, hiçbiri dissasyonun kendisini geniş bir şekilde değerlendirememektedir. Dell’in MID’i geliştirmesinin sebebi de işte bu boşluğu doldurmak içindir. Buna dayalı olarak MID’in amacı, patolojik dissosiyasyonu geniş bir şekilde değerlendirmektir. Çoklu skaladan oluşan ölçeğin, 168’i dissosiyasyon için, 50’si geçerlik için olan, 218 sorusu bulunmaktadır. Sorularda alkol ya da ilaç etkisi altında meydana gelen yaşantıları değerlendirmeye katılmaz iken, amnezi gibi nadir durumların gözden kaçmaması için, ölçekteki soruların hiçbirinde her hangi bir zaman dilimi izahı bulunmamaktadır. Kişi her soruya 0 (hiç bir zaman) ila 10 (her zaman) arasında bir puan vermeli, toplam skorlar için de, her soruya verilen yanıt 10 ile çarpılmaktadır ki bu şekilde 0 ila 100 arasında metrik skalası olan DES ile direkt karşılaştırma yapılabilsin. Araştırmalara göre, ölçek özellikle klinik araştırmalarda ve dissosiyatif, post-travmatik ve borderline gibi çoklu semptomları bir arada gösteren bireylerde kullanışlıdır (Dell, 2006). Ölçeğin Türkçe versiyonu henüz bulunmamaktadır.

 

 

8. Multiscale Dissociation Inventory (MDI): John Briere tarafından 2002 yılında geliştirilmiştir. Toplam 30 sorudan oluşan ölçek altı farklı dissosiyatif semptomu değerlendirir. Bu semptomlar ve semptomların genel toplumdaki alfa geçerlik değerleri şu şekildedir: disangajman (alpha: .83), depersonalizasyon (alpha: .90), derealizasyon (alpha: .91), duygusal kısıtlama/hissizleşme (alpha: .94), hafıza sorunları (alpha: .74) ve kimlik dissosiyasyonu (alpha: .75). Birey bu semptomlara ilişkin soruları son 1 aydaki ruhsal durumlarına göre değerlendirmeli ve yanıt olarak 1 (hiç bir zaman) ila 5 (çoğu zaman) arasında değer verebilmektedir. Araştırmalara göre, MDI’de 15 ve üzerinde toplam skor alan bireylerin %93’ü daha sonrasında DKB tanısı almış ve 1,300’den fazla hem klinik, hem de klinik olmayan vaka MDI’nin birbirinden bağımsız dissosiyatif semptomları başarılı bir şekilde saptadığını göstermiştir (Briere, Weathers, & Runtz, 2005). Tamamlanması 10-15 dakika alan ölçeğin Türkçe versiyonu henüz bulunmamaktadır.

 

9. A self-report version of the Dissociative Disorders Interview Schedule(SR-DDIS): Colin Ross tarafından geliştirilen bu ölçek, Dissosiyatif Bozukluklar için Görüşme Çizelgesi’nin öz bildirim versiyonudur. Geçerliği ve güvenirliliği için yapılan araştırmada, 100 yatan hastaya ilk önce Dissosiyatif Bozukluklar için Görüşme Çizelgesi’nin görüşme versiyonu uygulanmış, ardından öz bildirim versiyonu uygulanmış, daha sonra da bu hastaların DDIS ve SR-DDIS’de ortaya çıkan sonuçları karşılaştırılmış ve ortaya çıkan sonuçların sadece birbiri ile oldukça tutarlı olduğu saptanmamış, aynı zamanda Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı, 5. Baskı (DSM-5)’in tanı kriterleri ile de tutarlı olduğu saptanmıştır. DSM-5 ile olan bu tutarlılık düzeyine ilişkin, DDIS ve SR-DDIS tarafından yapılan tanıların 7’sinden 4’ünde gerçek uzlaşı şeklinde olmuştur. Bu sonuçlar, SR-DDIS’in, DDIS’in yerine kullanılabileceğini, en azından da klinik popülasyonlarda kullanılabileceğini, göstermektedir. SR-DDIS’in Türkçe versiyonu henüz bulunmamaktadır.

 

NOT: Kliniğim patolojiyi tanıma ve normali geliştirme çabalarında olduğundan, tercih ettiğimiz ölçekler, dissosiyasyonun patolojik türevlerini ölçen ölçekler arasındadır. Aynı zamanda, Türkiye’de yetişkinlere yönelik hizmet veren bir klinik olduğumuzdan, tercih ettiğimiz ölçekler Türkçe’de geçerlik ve güvenirlilik süreçlerini tamamlamış ve yetişkinlere uygun ölçekler olmalıdır. Bunu yanı sıra, tercihlerimizde dikkate aldığımız iki diğer unsur vardır. Bunlardan birincisi, olabildiğince çok kişiye ulaşabilmek için, tercihlerimizde ölçeğin uygulanmasının kolaylığı ve süresini dikkate almamızdır. İkincil olarak ise, bilgi paylaşımında bazı insanları daha sözel iken, bazı insanlar daha görsel veya daha algısal olabileceğinden, tanı süresinde sadece klinisyen tarafından uygulanan görüşme veya ölçeklerden ziyade, uyguladığımız ölçeklerde çeşitlilik olmasını istememiz ve bundan dolayı, klinisyen tarafından bir ölçek veya görüşme uygulanmış ise, bunun yanında özbildirim ölçeği gibi, farklı türden bir ölçek de kullanmayı önemsememizdir. Bu gerçeklere dayalı olarak, DKB’nun tanısında kliniğimizde tercih ettiğimiz ölçekler: Dissosiyatif Bozukluklar için Görüşme Çizelgesi (DDIS) ve Dissosiyatif Yaşantılar Ölçeği (DES)’dir.

Bu iki ölçek arasında, DDIS, bahsettiğim gibi, bir tanı koyma aracı iken, DES bir tarama aracıdır. Bu gerçeğe dayalı olarak, her zaman ilk önce DES uygulanmalı, ardından ortaya çıkan sonuca göre DDIS uygulanmalıdır. Bu gerçek, araştırmalarda şu ifadelerle izah edilmiştir: “Bir kişi DES’de, DKB tanısını öngörebilecek bir puan alır ise, o zaman, tanıyı netleştirmek için takip eden adımlar ya klinik görüşme ya da DDIS veya SCID-D uygulaması olmalıdır”[3]. Kliniğimizde de, bu prensibe uygun olarak, ilk önce DES’i ve ardından da DDIS’i uygulamaktayız.

[1] Nadon, R., Hoyt, I.P., Register, P.A., & Kihlstrom, J.F. (1991). Absorption and hypnotizability: Context effects re-examined. Journal of Personality & Social Psychology, 60, 144-153.

[2] Riley, K.C. (1988). Measurement of dissociation. Journal of Nervous & Mental Disease, 176, 449-450.

[3] Dissociative Experiences Scale – II. (Jul 30, 2017). Traumadissociation.com. Retrieved Jul 30, 2017 from http://traumadissociation.com/des

Uzm. Psk. Kadriye Slocum İnce

İstanbul Şehir Üniversitesi Psikoloji Bölümünden üniversite birincisi olarak mezun olmuştur. Yüksek lisansını İstanbul Üniversitesi, Uygulamalı Psikoloji Tezli Yüksek Lisans programında tamamlamıştır. Eğitim hayatına Klinik Psikoloji alanında Doktora programı ile devam etmektedir. Yeterlilik sınavlarını tamamlamış olup, tez aşamasındadır.

TÜM YAZILARI

Diğer Blog Yazıları