KİŞİLİK BOZUKLUĞU NEDİR?

Kişilik bozukluğu, kişinin kültürüne göre, beklenenden önemli ölçüde sapmalar gösteren, süregiden bir iç yaşantı ve davranış örüntüsüdür. Yaygın ve esnekliği olmamakla beraber, farklı hallerde ortaya çıkmaktadır. Bunların başlıcaları şunlardır: Paranoid Kişilik Bozukluğu, Şizoid Kişilik Bozukluğu, Şizotipal Kişilik Bozukluğu, Antisosyal Kişilik Bozukluğu, Borderline Kişilik Bozukluğu,  Histrionik Kişilik Bozukluğu, Narsisistik Kişilik Bozukluğu, Çekingen Kişilik Bozukluğu, Bağımlı Kişilik Bozukluğu, Obsesif-Kompulsif Kişilik Bozukluğu ve Başka Türlü Adlandırılamayan Kişilik Bozukluğu.

Kişilik bozuklukları genellikle ergenlik ya da genç erişkin yıllarında başlar, zamanla kalıcı olur ve sıkıntıya ya da işlevsellikte bozulmaya yol açar. Ancak, buna neden olan durumlar, var olan kişilik bozukluğuna ilişkin değişkendir. Örneğin, kişide antisosyal kişilik bozukluğu var ise, ilişkilerdeki bu işlevsellik belirtisi, başkalarının haklarını görmezlikten gelme ve başkalarının haklarına saldırmaktan kaynaklanır. Fakat narsistik kişilik bozukluğu var ise, büyüklük duyguları, beğenilme gereksinmesi ve eş duyum yoksunluğu örüntüsünden kaynaklanır.

Aynı zamanda kişilik bozuklukları süregiden bir iç yaşantı ve davranış örüntüsü olduğundan, en az bu üç unsurdan ikisinde kendisini göstermelidir: biliş, duygulanım ve kişilerarası işlevsellik ya da dürtü kontrolü. Var olduğu alanda da esneklik ve değişkenlik göstermez, uzun bir süredir vardır ve çok çeşitli kişisel ve toplumsal durumları kapsayarak, mesleki alanlarda ya da önemli diğer işlevsellik alanlarında bozulmalara neden olur.

Kişilik bozukluklarını tanımlayan kişilik özellikleri, özgül bir takım durumsal stres kaynaklarına ya da daha gelip geçici mental durumlara (ör. Duygudurum ya da Anksiyete Bozuklukları) bir tepki olarak ortaya çıkan özelliklerden farklıdır. Başlangıcı en azından ergenlik ya da erişkinlik dönemine uzanıyor olup, bir maddenin (örn. Kötüye kullanılabilen bir ilaç ya da tedavi için kullanılan bir ilaç, bir toksinle karşılaşma) ya da genel tıbbi bir durumun (örn. Kafa travması) doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı olmayıp, bu tür durumlara bir tepki olarak ortaya çıkan özelliklerden ayırt edilmelidir. Bunların dışında, kişilik bozukluklarının çoğunda nedensel etkenler hakkında net bir bilgi yoktur, çünkü genellikle bu bireyler derinlemesine incelemeye açık olmamakla beraber, eş zamanlı olarak, birden fazla kişilik bozukluğuna sahip olma olasılıkları da oldukça yüksektir.

Ancak, her kişilik bozukluğuna ilişkin farklı nedensel önermeler vardır. Örneğin, ebeveyn ihmali ya da aile içi şiddete maruz kalma gibi psikososyal etkenler paranoid ve sınırda (borderline) kişilik bozukluklarının nedenleri arasında gösterilmektedir.

Kişilik bozukluklarına maruz olanların en tanımlayıcı özelliklerinden biri de, kişinin kendisi tarafından bir sorun olarak görülmeyebilmesidir. Buna dayalı olarak da, kendi kendilerine genellikle psikolojik bir yardım aramazlar. İçinde bulundukları kişilik bozukluğu ile günlük hayatı yaşamakta, gerçekleri çok farklı algılamakta ve sorunun aslında kendi bakış açılarında olduğunu fark etmemektedirler. Burada da, tedavi süreci için aslında, kişilik bozukluğu olanların terapistlerine ve özellikle de yakınlarına çok iş düşmektedir. Bu güçlüğü aşmak için bilgi verebilecek diğer kişilerden alınacak ek bilgiler oldukça faydalı ve önemlidir.  Tedaviye olan inanç ve motivasyon oluştuğunda ve işbirliği sağlandığında, kişilik bozuklukları tedavisi süreklilik ve istikrar gerektiriyor olmakla beraber, tedavisi mümkün bir rahatsızlıktır. Bazı kişilik bozukluklarında ilaçlar daha etkili olur iken, diğerlerinde de psikoterapi daha etkilidir. İhtiyaca ve duruma göre, bizler merkezimizde borderline (sınırda kişilik) bozukluğun tedavisinde şema terapi yöntemini benimsiyoruz.

RANDEVU ALMAK İSTİYORUM

Medaim Yanık tıp doktoru ve psikiyatrist. Ceren Acartürk, Feyzullah Gürdaş, Hümeyra Ergül, Kadriye Slocum İnce, H. Sevde Eskici, Taliye Akyıldız ve Hatice Kübra Işıldar ise psikologlarımız.