Bazen öfkeliyken, bazense üzgünken ya da stresliyken kendinizi abur cubur yerken bulabilirsiniz. Ya da zor bir gün geçirdiğinizde biraz tatlı yemek size iyi hissettirebilir. Duygular ve yeme davranışı birbirini etkileyen iki yönlü bir ilişki içindedir.  Duygular en az düşünceler kadar yaşamımızın bir parçasıdır, kendimizi ifade etmenin bir şeklidir. Hayatımızın her anında bize eşlik ederler ve yaptığımız seçimleri az ya da çok etkilerler.

_

Yapılan araştırmalar duygularını ifade edebilen kişilerin fiziksel ve ruhsal hastalıkları diğerlerine göre daha az yaşadığını gösteriyor. Ayrıca duygularını ifade eden kişilerin stres ve gerginlik seviyeleri de azalıyor. Yeme davranışımız da diğer tüm davranışlarımız gibi duygularımızdan fazlasıyla etkilenir. Fakat yemek; duyguları ifade etmenin bir yolu haline geldiğinde “duygusal yeme” problemi ile karşı karşıya kalıyoruz.

_

Duygusal Yeme Nedir?

Duygusal yeme, çoğunlukla olumsuz bir duyguya bir tepki olarak aşırı yeme isteği ya da yiyecek tüketimindeki değişimdir. Bu durum diyet yapanlarda sıklıkla ortaya çıktığı gibi, kilo problemi yaşamayanlarda da görülebilir. Duygusal yeme alışkanlığı olan kişiler yaşadıkları olumsuz duygulara yemek yiyerek cevap verirler. Bu nedenle kilo problemi yaşayan kişilerde duygusal yeme sıklıkla görülmektedir. Canınız sıkıldığında, biriyle tartıştığınızda, stresli bir gün geçirdiğinizde, mutsuz ve depresif hissettiğinizde kendinizi mutfakta ya da bir kutu çikolatanın başında buluyorsanız ve bu tekrar eden bir alışkanlık haline geldiyse “duygusal yeme” problemi yaşıyor olabilirsiniz.

_

Duygusal Yemenin Nedenleri Ve Çözüm Önerileri

Duygusal yiyen kişiler çoğunlukla olumsuz duygularla yiyerek baş etme eğilimindelerdir. Yiyeceklerin beyinde yarattığı haz etkisi ve olumsuz duyguyu deneyimlemenin zor olması bir araya geldiğinde “duygusal yeme” tekrarlayan bir alışkanlık haline gelmektedir. Aşağıdaki maddelerden biri duygusal yemenizin nedeni olabilir;

_

Stres ve kaygı düzeyinin yüksek olması : stresli ve kaygılı kişilerin yüksek yağlı, şekerli veya baharatlı yiyeceklere daha fazla yöneldiği bilinmektedir. Kişinin kaygı veya stres düzeyi arttığında bu duygularla yiyerek baş eder ve yediğinde kendini rahatlamış hisseder. Stresli ve kaygılı bir kişiliğiniz varsa bu stres ve kaygı ile baş etmenin yemek dışında farklı yolları da olduğunu bilmeniz gerek. Ilık bir duş almak, müzik dinlemek, tempolu bir yürüyüş yapmak, nefes egzersizleri uygulamak kanıtlanmış işe yarayan yöntemlerden..  

_

Kısıtlama: Duygusal yemeye neden olan bir diğer etmen ise katı diyetler ile yeme alışkanlığının kısıtlanması. Belirli yiyecekleri kendinize yasakladığınızda, ya da kilo aldıracağını düşündüğünüz yiyecekler için kendinizle savaştığınızda aslında o yiyecek için büyük bir arzu duyarsınız. Bu arzuya yenik düştüğünüzde ise kendinizi pişman ve endişeli hissedersiniz. Kendisini katı bir kısıtlamaya maruz bırakmadan dengeli beslenen kişilerde ise böyle bir durum görülmez.

_

Besinleri iyi/kötü, zararlı/sağlıklı diye etiketlemeden hayatınızda her yiyeceğe dengeli bir yer vermelisiniz. Kendinize katı kurallar koymaktan vazgeçmeli, esnek ve dengeli olmaya odaklanmalısınız.

_

Kaçış yöntemi olarak yeme: Bazen olumsuz bir durumla ilgili farkındalık oluşturan bir ortamdan kaçma eğilimi gösterebilirsiniz. Örneğin kilonuzla ilgili yorum yapılmasından rahatsız olduğunuz için bir sosyal ortama girmekten kaçınıp evde kendinizi çikolata kavanozunu kaşıklarken bulmanız buna bir örnek olabilir. Böyle bir durum sizin için o kadar rahatsız vericidir ki dikkatinizi buna verip olumsuz duyguyu hissetmektense yiyerek dikkatinizi dağıtmayı tercih edersiniz.

_

Bu tip durumlarda olumsuz duyguya neden olan ortamdan kaçınmanın duygusal yeme veya aşırı yemeyi tetiklediğini fark etmek gerekir. Bu ortamdan kaçınmak sizi rahatlatıyor ve bu nedenle buna devam ediyorsunuz. Fakat sonuçta yeniden aşırı yemenize ve kilo probleminizin devam etmesine yol açıyorsa size rahatsızlık veren bu ortamlardan kaçmak yerine yüzleşmek etkili bir adım olacaktır.

_

Fiziksel açlık ve duygusal açlığı ayırt edememek: beslenme bedenin fiziksel ihtiyacını gidermeye yönelik gerçekleştirilen bir eylemdir ve aslında amaç enerji almaktır. Bu fiziksel ihtiyaç halini fark etmek ve bedensel açlığı tanımak duygusal yemenin önüne geçmek için önemlidir. Duygusal yiyenler, fiziksel açlıklarını duygusal açlıktan ayırt edemezler. Duygusal açlık ve fiziksel açlığı tanımak ayırt etmek için şunları unutmayın:

*** Duygusal açlık sırasında tercih edilen yiyecekler çoğunlukla yağlı, şekerli ve yüksek kalorilidir. Duygusal açlık bu tip belirli bir yiyeceğe karşı duyulan aşırı istekle oluşur. Genellikle can sıkıntısı, kaygı, yalnızlık, üzüntü gibi bir duygusal durum nedeniyle ortaya çıkar. Anidir ve aşerme gibidir. Acil olarak giderilmesi gerekmeyen bir histir. Gerçek bir ihtiyaç değildir ve ertelendiğinde ya da yerine getirilmediğinde ortadan kaybolur.

*** Fiziksel açlık durumunda ise belirli bir yiyeceğe yönelik bir istek yerine gerçek bir açlık söz konusudur. 3-4 saat veya daha uzun süre aç kaldığınızda oluşan, midenizin guruldamasına neden olan histir. Ani değildir, yavaş yavaş gelişir. Doyurulması gereken bir beden söz konusudur ve duygusal açlığa göre gerçek bir ihtiyaçtır. Yerine getirilmediğinde baş ağrısı, hipoglisemi gibi bedensel belirtilere neden olur.

Bir şeyi yemeye karar vermeden önce düşünün… Aç olan bedeniniz mi, duygularınız mı?

_

Tetikleyicilerin etkisi: Yiyeceklerin görüntüsü, kokusu duygusal yiyen kişiler için çok etkili birer tetikleyicidir. Örneğin iş yerinde zor bir gün geçirdiniz ve eve dönerken pastaneden harika kokular geldiğini duydunuz. Daha önce bahsettiğim gibi zaten olumsuz duygularla yiyerek baş etmeyi öğrenmişseniz bu tetikleyiciye karşı koymak zor olabilir.  Tetikleyiciler çoğunlukla duygusal yemeyi başlatan faktördür. Burada önemli olan tetikleyicilerin cazibesine rağmen her zaman düşünerek yeme kararı aldığınızın farkında olmanızdır. Bu bir tetikleyici ve hissettiğiniz de duygusal açlık. Duygusal açlık ve fiziksel açlığın özelliklerini hatırlayın.. Acil değil, ertelediğinizde ortadan kaybolacak. Ve gün sonunda yenik düşmediğiniz için kendinizle gurur duyacaksınız.  

_

Sonuç olarak;

Yediklerimizin duygusal durumumuz tarafından etkilenmesi çok doğal ve insani bir durum. Bunu anne karnındaki bir bebeğin bile şekeri sevmesinden anlayabiliriz. Duygular bizim kendimizi ifade etme biçimimiz. Fakat duyguları ifade etmek yerine yemeyi tercih ettiğinizde ve bunu bir alışkanlık haline getirdiğinizde “olumsuz duygu – yeme – pişmanlık  – yeniden olumsuz duygu” döngüsüne kapılmış olursunuz. Bu döngüyü kırmak ise elinizde !

_

Kliniğimizde uyguladığımız Beslenme ve Diyet Terapisi ile duygusal yeme probleminin üstesinden gelmenize yardımcı olabiliriz. Detaylı bilgi için: http://www.medaimyanikklinigi.com/psikoterapi-ile-zayiflama-2/