Çocuklarda Ayrılık Anksiyetesi Bozukluğu ve Okul Reddi

-Ayrılık anksiyestesi bozukluğu çocuğun evden ya da temel bağlanma figüründen yani genelde annesinden ayrı olunca şiddetli korku ve anksiyete duyulmasıdır.

-Anksiyetenin çocuğun yaşı ve gelişim dönemiyle uyumsuz olması ve en az 4 haftadan beri devam ediyor olması gerekir. Ayrılık anksiyetesinin normal görülmesi için bir yaş sınırı mevcuttur. Eğer çocuğunuz 7 aylık ile 6 yaş arasında ise ayrılık anksiyetesi görülmesi normaldir.

-Ayrılık anksiyetesi bulunan bir çocuğunuz var ise, ayrılık meydana geldiğinde huzursuzluk gösterir ya da ayrılık durumunu engellemeye, durdurmaya çalışır. Huzursuzluk halleri dehşete sonrasında otonom uyarılara dönebilir. Ayrılık anksiyetesi bozukluğu olan çocuklar sıklıkla yapışma, tutunma, ağlayarak, somatik bir takım rahatsızlıklardan şikâyet ederek ayrılmayı ve anksiyeteyi engellemeye çalışırlar. Bu durumun altında bağlanma figürünün ya da çocuğun zarar görmesi ve ayrılığında kalıcı olacağı korkusu yatar. Okul reddi işte tam böyle bir kaygıdan kaynaklanır ve aşırı somatik tepkiler ailelelerin yardım almaya ihtiyaç duymalarına neden olur. Ayrılık anksiyetesi olan çocuklarda, çocuğun yaşının hem özgül septomolojiyi hem de septom sayısını etkilediğini göstermişlerdir. Daha küçük çocuklarda daha fazla septom ve daha büyük huzursuzluk yaşarlar.

-Bu çocuklarda aynı zamanda ek olarak başka rahatsızlıklarda sergileyebilirler, bazen çocuklarda obsesif kompulsif bozukluk görülürken bazende yaygın bir kaygı bozukluğu olasılığı da fazladır. Ama en çok özgül korkulara sahiptirler. Örneğin; yaratıklar, karanlık ve hayvanlar vb. çocukların bu durumları da araştırılması ve korkularının sorgulanması gerekir. Okul boyunca ayrılık ya da okulda bulunmayı reddetmeyle meşgul olduklarından akademik performansları etkilenir, başarıları düşer, derslerden eksik kalır.

-Ayrılık anksiyetesi olan bazı çocuklar ufak tefek bozulmalarla tam iyileşme gösterebilirler. Özellikle küçük yaşta geliştirenler için bu şekilde meydana gelebilir. Fakat daha geç yaşta ortaya çıkma, diğer psikiyatrik bozukluklarla birliktelik gösterme, aileden gelen patalojiler ve bir yıldan fazla süreli okula gitmeme, bu durumun uzamasına ve kronikleşmesine neden olur. Ayrıca ailenizde panik bozukluğu var ise çocuklarınızda 3 kat daha fazla anksiyete görülme olasılığı vardır.

Okul reddi

-Çocukların hayatında okul ve okula başlama özel ve önemli bir olaydır. Özellikle okulun ilk günü çocuklar yeni bir ortam, yeni insanlar ve yeni sorumluluklar alacağı için heyecanlanmaktadır. Fakat bir süre geçtikten sonra birçok çocuk okula sorunsuz giderken bazı çocuklar istememeye başlarlar. Bu durumu çocuk, ayrılık kaygısı bozukluğunda sık şekilde yaşar.

-Gerçek problem okul değildir, çocuğun evden ya da evde bağlandığı kişiden ayrılmasıyla aşırı kaygı duyması sonucu meydana gelir. Çocuk, okula gitmemesini, öğretmenin ve arkadaşlarının davranışlarından şikâyet ederek açıklayabilir. Çoğu zamanda okul ile ilgili belirsiz yakınmalar, okula gitmek istememe, ebeveynler ve öğretmenler tarafından ikna edilmeye çalışılsa da okulda kalmayı reddetme şeklinde başlamaktadır. Okula gitme zamanı geldiğinde ise belirgin kaygı ve panik belirtileri, karın ve baş ağrısı, mide bulantısı olabilir. Bunlar kaygının fiziksel belirtileridir.

-Okul reddi, Ayrılık Kaygısı Bozukluğunun en sık gözlenen belirtisidir. Aralarındaki en önemli fark okul reddinin bir belirti, ayrılık anksiyetesinin ise belirtinin sebebi olmasıdır. Ayrıca ayrılık anksiyetesinde sadece okula gitmeyi reddetme değil başka ortamlarda da bağlanılan kişiden ayrılmakta çocuk güçlük çeker.

Tedavi

-Ayrılık anksiyetesi bozukluğu tedavisinde bireysel aileye yönelik, bilişsel-davranışçı tedaviler uygulanabilir. Bireyse anlamda psikodinamik psikoterapiyle ayrılma, birleşme, benlik saygısı ve yaşa uygun bağımsız davranışı kazandırmak hedeflenir. Aileler bu noktada, çocuğun hem güvenlik hem de bağımsız davranma ihtiyacını anlayarak tedavide önemli bir rol oynarlar.  Her ailenin ayrılmayla ilişkili kendi sorunlarını araştırıp ortaya çıkarmak tedavi sürecinde önemlidir, farkında olmadan çocuklarına karşı tutum ve davranışları yanlış olabilir, bunları düzeltmek amaçlanır.

Özgül Tedavi stratejileri şunlardır:

a)Maruz bırakma (basamaklı ya da sistematik maruz bırakma)

b)Olasılık yönetimi (pozitif destek, şema, yok etme)

c)Bilişsel stratejiler (problem çözme, düşüncelerle başa çıkma, kendisiyle konuşma)

d)Modelleme (uygun davranışların yerleştirilmesi)

e) Aile tedavisi (aile ankisyetesinin yönetimi, aileyi terapiye ve terapiste yardımcı gibi hazırlama)

-Klinik bir perspektiften bakınca, kullanılan özgül stratejiler çocuğun ayrılık anksiyetesi semptomlarına (örn. çekimserlik, bir şey olacağı huzursuzluğu) ve gelişim dayanarak yavaşça değişim sağlamaktadır. Pozitif destek, sistematik duyarsızlaştırma, bilişsel davranış kombinasyonuyla oldukça etkili bir tedavi görülmektedir. Örneğin, çocuklarınız sizden yani ailelerinden ayrı zaman geçirmeye teşfik edilirler ve başarılı girişimleri için de ödüllendirilirler.

-Genel olarak ayrılık anksiyetesi bozukluğunda psikoterapötik yaklaşımlar ilaç tedavisinden önceliklidir. Belirgin huzursuzluk ve işlev bozukluğu olan, özgül psikopatolojik yaklaşıma cevap vermeyen çocuklar göz önünde bulundurulmalıdır. Farmakoterapi yalnızca davranışçı ve psikoterapötik yaklaşımlara yardımcı olarak kullanılır. Yaygın anksiyete bozukluğunun ya da diğer bir anksiyete bozukluğunun ya da obsesyonların eşlik ettiği ayrılık anksiyetesi bozukluğu olan bir çocuğun tedavisinde bu tedavilerin yanında ilaç tedavisi kullanılabilir.

Okul reddinde sık yapılan yanlışlar -yapılmaması gerekenler

•Rapor almak • Okul/sınıf değiştirmek  • Bir süre evde kalmasına izin vermek   • Bağırmak, ceza vermek, hakaret etmek  • Okulu dondurmak  • «Neyse seneye gider artık» demek  • «Nasılsa iyileşti» deyip takipleri kesmek  • İlaç tedavisini düzenli kullanmamak ya da kesmek.

-Çocuğunuz okul reddi ya da ayrılık anksiyete problemi yaşıyorsa ve siz de geçer zamanla ve alışır, okula gider diye düşünüyorsanız, malesef yanılıyor olabilirsiniz. Bir uzmanla görüşmeniz ve çocuğunuzu çocuk psikoloğuna götürmeniz de fayda var, ayrılık anksiyetesi tedavi edilmediğinde kronikleşir ve kalıcı hale gelebilir.